Süleyman Hilmi… Dilekçelerin CİMER’den Valiliğe, TBMM’den savcılığa uzandı. Hedefinde belediye başkanları, yöneticiler, müteahhitler, mimarlar vardı.

Dosyayı açtım, sayfalardan isim yağıyor.

Adem Murat Yücel’i mobbing, şiddet ve azmettirmeyle suçladın. Tunahan K.'nun 8 Kasım 2021'deki silahlı saldırının azmettiricisi olduğuna inandığını yazdın. Menderes S.’ye “mobbingi organize etti” dedin. Süleyman A. dosyasını yargıya taşıdın. Hasan E., T. Hilmi Ö. ve Avni E. şikâyet zincirine girdi. M.S.’nın raporuna “taraflı” dedin. Mustafa T.’ü dilekçene yazdın. Süleyman Soylu’yu siyasi koruma iddiasına bağladın, Ali Yerlikaya’dan müfettiş istedin. Osman Tarık Özçelik’e ise sana ait olduğu belirtilen hesaptan “süre verildiği” ileri sürülüyor.

Dilekçende 34 dosyadan söz ediyorsun, Alanya 1. Ağır Ceza’da yaklaşık 18 kişi hakkında üç sahtecilik davası açıldığını ileri sürüyorsun. O üç sayfalık liste nerede? Nihai kararlar nerede?

Bunlar senin iddiaların. Adı geçenlerin hiçbiri bu satırlarla suçlu ilan edilmiş değil.

Hakkını da teslim edeyim: Oba 251 ada 1 parselde, Valilik görevlendirmesiyle hazırlanan rapor, projelerin plana ve mevzuata uygun olmadığını yazdı. Her şikâyetin boşa çıkmadı.

Motosiklet, darp, silahlı saldırı… Yaşadığını anlattığın her olay ciddidir, sonuna kadar aydınlatılmalıdır.

Ama madalyonun öteki yüzü ağır.

Seçimlerden sonra Kasapoğlu’yla görüştüğün, Ağustos 2024'te şikâyetlerinden geri adım attığın ileri sürülüyor. 600 bin avro iddiası ortada. Yıllarca şikâyet ettiğin Ekoloji projesinden dubleks iddiası ortada. Yayladaki villa iddiası, bir müteahhidin ofisinde çekildiği öne sürülen görüntü ortada. “Has-Öz Elit’ten dubleksi satın aldım, şirket benim dönemimde ruhsat almadı” diyorsun. Peki, Tosmur’daki 135 ada 4 ve 181 ada 1 parsel dosyalarında imzan var mı? Bu konu ile ilişkin olarak Toroslar İnşaat detayını bilmediğimi zannediyorsun ama benim gazeteci olduğumu göz ardı ediyorsun. Her şeyin zamanı var. Seninle işimiz uzun çünkü insanların canını yaktın Süleyman Hilmi...

Bir de hesaplar var. @tosunpasa078 senin mi? On bir yıla yayılan, 17 bini aştığı ileri sürülen paylaşımlar kimin? “Hesaplar benim değil” diyorsun. O hâlde bağımsız dijital inceleme sonucu nerede?

O hesaptan 9 Temmuz 2025'te “3 milyon euro kredi”, “gizli ortak”, “otel arazisi” diye yazıldı; isim verilmeden “asalak ve hırsızlar” denildi. Belgesi varsa ortaya konulsun.

Bu iddiaların hiçbiri kesinleşmiş yargı kararı değil. Ben de hâkim değilim. Ama soru sormak benim işim.

Beni de şikâyet ettin. Savcılığa gittim, ifade verdim; gerekirse yine giderim. Yayınlarımız ve bir fotoğraf nedeniyle yaptığın başvurunun dosyası kapandı. Ama gazeteciyi şikâyet etmek, haberdeki soruyu cevaplamak değildir.

Kamu yararı mıydı, menfaat mi? Adalet arayışı mıydı, Ali Cengiz oyunu mu? Şikâyetler kapalı kapılar ardında mı bitti, yoksa hepsi söylenti mi?

Cevabı aracılardan değil, senden bekliyorum. Telefonla değil; tapuyla, satış sözleşmesiyle, banka dekontuyla, CİMER’deki toplam başvuru sayınla, geri çektiğin dosyaların listesiyle.

Bu iddialar asılsızsa belgeni getir, aynı puntoyla yayımlarım. Yanlışım varsa düzeltirim. Sütun açık, kapı açık. Alanya bu dosyanın sonunu görmek istiyor. Kim haklı, kim haksız, belgeler söylesin. Okurlarımız bunu hak ediyor.

Başkalarından yıllarca şeffaflık isteyen adam, sıra kendisine gelince perdeyi çekemez. Adalet yalnızca başkaları için istenince adalet olmaz.

Yıllarca hesap sordun, Süleyman Hilmi.

Şimdi hukuk önünde, belgeyle, açık açık hesap verme sırası sende.

Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle, sevgiyle ve MAP’la kalın.