Alanya’nın güzelliklerini korumak, misafiri memnun etmek ve şehirde yaşayanın hayatını kolaylaştırmak bize düşüyor. 2026 sezonunun muhasebesini yaparken gözümüzü 2027’ye çevirmenin tam zamanı.
Alanya’yı anlatırken kelime sıkıntısı çekmiyoruz: Deniz, güneş, tarih, bereket… Maşallah, tabiat bize cömert davranmış. Ancak bu güzellikleri korumak, misafiri memnun etmek ve şehirde yaşayanın hayatını kolaylaştırmak bize düşüyor.
2026 sezonunun muhasebesini yaparken gözümüzü 2027’ye çevirmemizin tam zamanı. “Daha çok var” diyenleri duyar gibiyim. Var elbette! Fakat o vakit, çay sohbetinde çabuk; altyapı işinde pek yavaş geçer.
“Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” demiş büyüklerimiz. Turizmin gelişi de kış hazırlığından belli olur. Misafir kapıya dayanmışken evi süpürmeye başlarsanız, hoş geldiniz derken biraz da toz yutturursunuz!
Bir gazeteci olarak benim merakım şu: 2027’nin yoğun günleri için yolun, suyun, kanalizasyonun, arıtmanın ve ulaşımın hesabı bugünden yapılıyor mu? Kurumlar aynı hazırlık takvimine mi bakıyor? Bu soruların cevabını şimdiden bilmek, hepimizin içini rahatlatır.
Bana kalırsa belediyelerimizin, ilgili kurumların, turizmcinin ve esnafın ortak takvimi, yeni sezonun en kıymetli belgesi olur. Hangi iş ne zaman bitecek, hangi ihtiyaca ne kadar kaynak ayrılacak? Kamuoyunun da takip edebileceği böyle bir hazırlık, mart ayında eksikleri görmemize fırsat verir. Açılış kurdelesi kadar, zamanında kapanan bir kazının da alkışı hak ettiğini düşünüyorum.
Trafikte çözümü yalnızca yeni otoparklarda aramakla yetinebilir miyiz? Düzenli toplu taşıma, planlı servis güzergâhları ve akıllıca belirlenmiş yük indirme saatleri de hayatımızı kolaylaştırır. Kaldırımda rahatça yürüyebilmek, bebek arabasıyla veya tekerlekli sandalyeyle kesintisiz ilerlemek de misafirperverliğin bir parçasıdır.
Sahillerimiz için de aynı hassasiyet gerekli. Temiz tuvalet, çalışan duş, güvenli yüzme alanı, erişilebilir plaj… Küçük görünen ayrıntılar, tatilin büyük hatıralarına dönüşür. Deniz suyu analizlerinin açıkça paylaşılması, su tasarrufu ve sıcak günler için gölgelikler de güven veren bir hazırlığın parçalarıdır.
Kent Konseyinin bu yıl yayımladığı turist yorumları araştırması, ödenen paranın karşılığını almanın önemine dikkat çekiyor. Esnafımızın kazancı da misafirimizin güveni de bizim için değerli. Açık fiyat, anlaşılır menü ve özenli hizmet bu ikisini buluşturur. Hesap geldiğinde misafirin tansiyonu yükselirse, deniz manzarası tek başına yetmeyebilir!
Bir de turizmin emekçileri var. Barınmasını, eğitimini ve çalışma koşullarını düşünmeden personelden kesintisiz güler yüz beklemek, boş çaydanlıktan dem istemeye benzer.
2027’nin spor, kültür ve lezzet takvimini erkenden açıklayabilsek; uçuş, tanıtım ve konaklama planlarını birlikte düşünebilsek, baharla sonbaharın bereketini daha geniş paylaşabiliriz. “Damlaya damlaya göl olur”; küçük ama sürekli iyileştirmeler de şehrin itibarını büyütür.
“Dost acı söyler.” Bizim sözümüzün kaynağı Alanya sevgisi. Misafirin huzur bulduğu, Alanyalının da kendi şehrinde rahat ettiği bir sezon istiyoruz.
Güneş görevini yapıyor. 2027’ye hazırlanmak için bizim de önümüzde kıymetli bir zaman var.
Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle sevgiyle ve MAP'la kalın.