“Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” demiş atalarımız. Biz gazetecilik hayatımız boyunca elimizden geldiğince yazdık.
Doğru bildiğimizi söyledik, yanlış gördüğümüzün üzerine gittik. Bedelini de ödedik.
“Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” demiş atalarımız.
Biz gazetecilik hayatımız boyunca elimizden geldiğince yazdık. Doğru bildiğimizi söyledik, yanlış gördüğümüzün üzerine gittik. Bedelini de ödedik.
Bir haberimizde bırakın adresi açık yazmayı, adresin üzerini özellikle çizmemize rağmen güçlü insanların devreye girdiği bir süreçte cezaevine gönderildik.
Bugün ben özgürce sokakta dolaşıyorum.
O gün gücüne güvenenlerden bazılarının bugün nerede olduğu ise ortada.
Demek ki neymiş?
Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner.
Menderes Türel döneminde Alanya’da Büyükşehir Belediyesi basın biriminde göreve başladık. M.B. döneminde kendimizi Elmalı’da bulduk. Sürgün müydü, görevlendirme miydi, takdiri kamuoyunun…
O dönem bizimle uğraşanlar da oldu. Bugün ise hayat bambaşka bir tabloyu önümüze koyuyor. M.B. hakkında süren yargı süreçleri var ve kendisi tutuklu yargılanıyor.
Alanya’da hakkında haberler yaptığımız tanınmış bir emlakçı da cezaevine girdi.
Bizi susturmak isteyenler yalnızca makam ve nüfuz kullanmadı.
Üç ayrı olayda saldırıya uğradık.
Darp edildik.
Ama saldıranların üçü de yargı önünde yaptıklarının karşılığını aldı.
Çünkü rüzgâr eken, fırtına biçer.
Şimdi gelelim S.H.E. meselesine…
Kardeşim, yıllarca ortalık yangın yeriydi.
Yaklaşık 11 yıl boyunca kentin yöneticileriyle, özellikle dönemin Belediye Başkanı A.M.Y. ile didişildi. Sosyal medya paylaşımları, şikâyetler, suçlamalar, dosyalar…
Sonra ne oldu?
Birdenbire sessizlik!
İşte bizim gazetecilik refleksimiz tam burada devreye giriyor.
Çünkü bugün kamuoyunda 600 bin avro ve dubleks daire iddiaları konuşuluyor. S.H.E.’nin eşinin üzerine, A.M.Y. ve ailesiyle bağlantılı olduğu ileri sürülen bir taşınmazdan dubleks edinildiği iddiası da cevap bekleyen sorular arasında.
Bunlar bizim verdiğimiz hükümler değil.
İddia bunlar.
Doğruysa ortaya çıkar, yanlışsa belgeleriyle yalanlanır.
Bizim sorumuz basit:
Onca yıl süren kavga neden bir anda bitti?
Para iddiasının aslı var mı?
Dubleks dairenin hikâyesi nedir?
Kim, kimden, ne aldı?
Bunların cevabını verecek olan belgeler ve yargıdır.
Ama kimse bizden susmamızı beklemesin.
Çünkü biz bu meslekte şunu öğrendik:
Güneş balçıkla sıvanmaz.
Ve ilahi adalet bazen ağır yürür…
Ama adresi hiç şaşırmaz!
Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle, sevgiyle ve MAP’la kalın.