Aynaya “Güzel miyim?” diye değil, “İnsan mıyım?” diye bakabilseler… Gülsen Roza Özden, sözde kaliteli ama özü astarsız iki yüzlü kişilikleri yazdı.

“Fahişeler vardır, namustan bahseder. Kanaatini ve kalemini satmışlar vardır, vicdandan dem vurur. Çifte pasaportlular vardır, vatan diye haykırır. Palikaryalar vardır, kahramanlık iddia eder.”

Bu sözleri her okuduğumda etrafıma bakıyor ve ne kadar güncel olduğunu bir kez daha görüyorum.

Özünde kalite olmayanlar, sözde “kaliteliyim” der. Vurguncular vardır. Fahişeliğin de türlü türlü hâli vardır. Kimisi göz süzer, sohbeti hep belden aşağıdır. Kimisi para ve çıkar uğruna içki masasından yatağa gider. Kimisi de mesleğinin fahişesidir. Ağızlarından fazilet sözü hiç düşmez. Dost gibi görünürler ama arkanızdan dedikodu yapar, sonra çamurlaşıp çamura batarlar.

“Kaliteliyim” diyenler sabah kalkıp aynaya bakar ve “Ben yine güzelim” der. Keşke aynaya “Güzel miyim?” diye değil, “İnsan mıyım?” diye bakabilseler.

Kaliteli elbiseler giyerler ama o kalite, kalitesiz bedenlerine bir beden büyük gelir. Çünkü kir kumaşta değil, düşüncededir. Kimi “Kimi çarpsam, neyi koparsam” derdindedir. Bedenen vampir, fikren fahişedirler.

Konuşurken ahkâm keser, akıl verirler. Hem de “çok akıllıyım” dedikleri, iki gramı bulmayan akıllarıyla.

Vatan diye haykıranların bir kısmı aslında küresel fahişedir. Aslı astarı olmayan, kalitesiz bir kumaş gibidirler. Kahramanlık taslayan palikaryalar da cabası.

“Dünya dönüyor” deriz ya. Bu tiplerin dönekliği dünyadan da hızlıdır. Baz istasyonu gibi her yöne sinyal gönderirler.

Bazı iyi niyetli insanlar bunların hepsine inanır. Kimileri ise ruhu ve bedeni fahişe olanlarla aynı kefeye konmamak için hafifçe gülümser ve onlara inanmış gibi görünür.

Hadi gel de bu insanların arasında, onların dünyasında korkmadan, huzur içinde yaşa.