Bu işin sonuna bakmıyorum. Ne yaptığımı da, neden yaptığımı da çok iyi biliyorum. Bu mesele artık Süleyman Hilmi Erdoğan'ın şahsını aşmıştır.

Yıllarca sosyal medyada hedef gösterilen, ailesi, işi ve itibarı üzerinden sınanan, sesini duyuramayan insanların meselesidir.
Birkaç tuşla bir insanın itibarını yerle bir etmek kolaydır. Zor olan, aynı sorular size sorulduğunda cevap verebilmektir.
O gün geldi.
600 bin avro ve dubleks daire iddiası doğru mu?
Oba Mahallesi dosyasındaki iddiaların aslı ne?
Yıllarca insanlara saldıran ve Erdoğan'la bağlantılı olduğu ileri sürülen hesapların arkasında kim var?
Şikâyetleri, savcılık dosyalarını, belediye kayıtlarını ve mahkeme süreçlerini tek tek inceliyoruz. Hiçbirini atlamayacağız.
Biz mahkeme değiliz. Hükmü bağımsız yargı verir. Ama gazeteci soru sorar, belgeye bakar, mağduru dinler, karşı tarafa sorar. Ben de tam olarak bunu yapıyorum.
"Bu işin sonu nereye varacak?" diye soranlara cevabım net:
Sonuna kadar değil, sürdüğü kadar.
Belge çıktıkça, tanık konuştukça, mağdur anlattıkça ve kamu yararı oldukça bu dosya açık kalacak.
İddialar gerçek dışıysa Süleyman Hilmi Erdoğan çıksın, belgeleriyle cevap versin. Cevabını aynı açıklıkla yayınlarız, kapımız açık. Ama susmak da bir cevaptır ve o cevabı okurlarımız değerlendirecek.
Sahte hesapların arkasına saklanmak kimseyi sorumluluktan kurtarmaz. Ekranın arkasında olmak, hesabın kapandığı anlamına gelmez.
38 yıllık meslek hayatımda dokunulmaz sanılanların hesap verdiğini, susturulanların yıllar sonra konuştuğunu gördüm. Bir şey de öğrendim: Gerçeğin acelesi yoktur ama hafızası kuvvetlidir.
Kimse benden "artık yazma" beklemesin. Tehdit de, baskı da, dava da bu soruları ortadan kaldırmaz. Her girişim yalnızca yeni bir soru doğurur.
Hakaret etmeyeceğiz. İftira atmayacağız. Hüküm vermeyeceğiz.
Ama soracağız. Cevap gelene kadar soracağız. Cevap gelmezse yine soracağız.
Bu bir intikam hikâyesi değil, hafızanın ve hesap verebilirliğin hikâyesidir.
Ve ben bu hikâyeyi bitirmeye değil, sürdürmeye geldim.
Sürdüğü kadar yazacağım.
Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle sevgiyle ve MAP’la kalın.