Başkalarının hayatını didik didik eden, isim isim suçlayan biri, sıra kendisine gelince susamaz. Susarsa, o sessizlik de bir cevaptır.
Kamuoyu önünde hesap sormak kimsenin tekelinde değildir. Hesap soran, hesap vermeye de hazır olmak zorundadır.
Süleyman Hilmi Erdoğan dosyasında mesele tam olarak budur.
Geçmiş haberlerimize yansıyan başvurularında Adem Murat Yücel’i sistematik mobbingle suçlayan iddialar var. Silahlı saldırının ardından Yücel ve Tunahan Kasapoğlu’ndan şikâyetçi olduğunu anlatan beyanlar var. Bunlar kahvehane muhabbeti değildir. İnsanların namusunu, itibarını ve kamu yönetimine duyulan güveni doğrudan hedef alan ağır isnatlardır.
O hâlde soruyoruz ve cevap bekliyoruz:
Bu iddiaların hangisinin arkasında bugün hâlâ duruluyor? Hangisi hangi belgeye dayanıyor? Hangi başvuru nasıl sonuçlandı? Sonuç lehinize mi çıktı, aleyhinize mi?
Bazı şikâyetlerin sessiz sedasız geri çekildiği konuşuluyor. Doğruysa, hangi dosyada, hangi tarihte ve neden? Ortada bu kadar ağır bir iddia varken geri adım atılmışsa, o iddiayla lekelenen insanların itibarını kim iade edecek? Geri çekilme yoksa, bunu açıkça söylemek bu kadar zor mu?
Aynı netliği kendi adı etrafında dolaşan iddialar için de bekliyoruz: Villa iddiası. Para alışverişi iddiası. 600 bin avro iddiası. Dubleks daire iddiası.
Bunların doğru olduğunu söylemiyoruz. Ama yanlış olduğunu da kimse söylemedi. Dayanakları araştırılsın, kayıtlar masaya konsun, tapular ve hesaplar incelensin istiyoruz. Başkasına “belgeni göster” diyen, kendi belgesini göstermekten kaçınamaz.
Başkaları hakkında kurulan her ağır cümlenin bir dayanağı olmalıdır. Bu terazi, cümleyi kuran kişiye gelince eğilmemelidir. Çifte standart, hesap sormanın değil, hesaptan kaçmanın adıdır.
Kimsenin şikâyet hakkı tartışma konusu değil. Tartışılan; iddiaların doğruluğu, kullanılan dilin sorumluluğu ve suçlananların itibarına verilen zararın bedelidir.
Bu köşe kimsenin şahsi hesaplaşma meydanı değildir; fikrî takibin yeridir. Açıklama gelirse aynen yayımlanır. Yanlışımız varsa düzeltiriz.
Ama şunu herkes bilsin: Sorular, sorulan kişinin hoşuna gitmedi diye gündemden kalkmaz. Cevap gelene kadar sormaya devam edeceğiz.
Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle, sevgiyle ve MAP’la kalın.