Süleyman Hilmi Erdoğan ile Adem Murat Yücel simdi niye suskun.

MEMURLUKTAN ATILMAKTAN KORKTUĞU İÇİN Mİ EMEKLİ OLDU?

Günlerdir yazıyoruz, çiziyoruz. Süleyman Hilmi Erdoğan hakkındaki iddialar, belgeler bitmek bilmiyor.

Yıllarca Alanya Belediyesi yönetimine, bürokratlara, müdürlere, siyasilere ve çok sayıda kişiye yönelik iddialarıyla gündemde kalan Süleyman Hilmi Erdoğan’ın yaptıkları incelendiğinde çok şaşırtıcı gerçekler gün yüzüne çıkıyor.
Kamuoyunda kendisini çoğu zaman “hukuksuzluklarla mücadele eden kişi” olarak konumlandıran Erdoğan, bir yandan belediye yönetimi hakkında çok sayıda şikâyet ve iddiayı gündeme taşırken, diğer yandan kendi memuriyet hayatında disiplin soruşturmaları ve disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldığını kamuoyundan sakladı.
Alanya Belediyesi, 2021 yılında Erdoğan hakkında disiplin soruşturması başlattı. Soruşturmanın merkezinde sosyal medya faaliyetleri ve belediye içindeki çalışma düzenini etkilediği ileri sürülen davranışlar bulunuyordu.
Soruşturma sonunda belediye yönetimi, Erdoğan’ın davranışlarının devlet memuru vakarına uygun olmadığı kanaatine vardı ve 07 Nisan 2021 tarihinde kınama cezası verdi. Erdoğan bu karara itiraz etti. Ancak Alanya Belediyesi Disiplin Kurulu dosyayı yeniden değerlendirdi ve 09 Nisan 2021 tarihinde itirazı reddetti.
Bunun üzerine konu yargıya taşındı.
Erdoğan, disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu, sosyal medya hesaplarının kendisine ait olduğunun somut teknik verilerle ispatlanamadığını, tanık beyanlarının yeterli olmadığını savundu. Ancak Antalya 4. İdare Mahkemesi dosyayı inceledi ve 18 Şubat 2022 tarihinde davanın reddine karar verdi.
Ortaya çıkan tablo dikkat çekiciydi.
Yıllar boyunca birçok kişi hakkında suçlamalarda bulunan, belediye yönetimini sürekli eleştiren ve kamuoyuna çeşitli iddialar sunan Erdoğan, bu kez kendi açtığı davada mahkemeyi ikna edememişti.
Dosyalarda ayrıca Erdoğan’ın daha sonraki süreçte kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, belediye ile arasındaki idari ve hukuki gerilimin tek bir disiplin soruşturmasıyla sınırlı kalmadığı için emekli kararı mı verdi? Yoksa süreç ilerledikçe hakkında verilen disiplin kararlarını mahkemeler de hukuki bulunca çareyi emekli olmakta buldu mu? Diğer taraftan bu durumu meşrulaştırmak için ben aslında işlediğim suçlardan dolayı memuriyetten atılma tehlikem olduğu için değil belediye başkanının bana yapmış olduğu mobbing’ten dolayı emekli olmak zorunda kaldım diyerek kamuoyu mu oluşturdu?
Bugün geriye dönüp bakıldığında kamuoyunun sorması gereken soru şudur:
Yıllarca başkaları hakkında ağır ithamlar ortaya atan, sürekli hesap soran ve kamuoyu oluşturan bir kişinin, kendi disiplin dosyaları ve kendi hakkında verilen kararlar konusunda aynı açıklığı gösterip göstermediği neden hiç tartışılmadı?
Alanya kamuoyu uzun yıllar boyunca belediye yönetimine yönelik iddiaları dinledi. Ancak aynı kamuoyu, bu iddiaları ortaya atan kişinin kendi disiplin süreçlerini, kendi davalarını ve kendi hakkında verilen kararları yeterince konuşmadı.
Olayların yalnızca tek taraflı olmadığını; madalyonun diğer yüzünde de ciddi bir disiplin ve yargı sürecinin bulunduğunu ortaya koyuyor.

Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle..