Kuşlar, Kargalar ve Ağalar: Alanya Siyasetinde “Liste Tartışması”

Sevgili dostlarım, sevgili okuyucularım,

Daha dün yazmıştık: “Alanya’da kuşlarla, kargalarla ve ağalarla seçim kazanılır mı?” diye.

Bugün ilk olarak, siyasi kulislerde “kuş” diye anılan isimlerden bahsetmek istedim.

Öncelikle şu haberi okumanızı isterim:

Alanya’da molotoflu saldırıya 3 yıl 6 ay hapis

Alanya’da bir iş yerine yönelik gerçekleştirilen molotofkokteylli saldırıyla ilgili görülen davada karar açıklandı. Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında çeşitli suçlardan 3 yıl 6 ay hapis cezası ile adli para cezası verdi. Mahkemenin kararı sonrası sanık tutuklanarak cezaevine konuldu.

Dosyadaki kamera görüntüleri, tanık beyanları ve diğer delilleri değerlendiren mahkeme heyeti, sanığın söz konusu iş yerine yönelik gerçekleştirilen saldırıda kullanılan molotofkokteyllerinin hazırlanması ve eylemin gerçekleştirilmesinde rol aldığına hükmetti.

Mahkeme, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi” suçundan sanığa önce 4 yıl hapis cezası verdi. Yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları nedeniyle yapılan indirim sonucunda ceza 3 yıl 6 ay olarak belirlendi. Kararda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına da hükmedildi.

Aynı dönemde bu molotof haberi pek çok yerel ve ulusal yayın organında yer aldı. İddiaya göre ise tazminat davası yalnızca Güncel Alanya Haber gazetesinin imtiyaz sahibi Mehmet Ali Parmaksız hakkında açıldı.

İşte bu nokta son derece manidar.

Bir haber, farklı mecralarda benzer şekilde yayımlanmasına rağmen; davanın yalnızca tek bir gazetenin imtiyaz sahibine yönelmesi, kamuoyunda farklı soruları da beraberinde getiriyor. Basın hürriyeti, habere dayalı eleştiri hakkı ve kamuoyunun bilgilendirilmesi bu tür davalarda ayrı bir önem taşır. Aynı bilginin başka yayın organlarında da yer almış olması, ortaya atılan soruların haksız ya da kasıtlı olmadığını göstermeye yeterlidir.

Elbette bir insanın suçu yakınına yüklenmez. “Beş parmak bir değildir” sözü boşuna söylenmemiştir. Ancak siyasette bazı konular et-tırnak meselesidir; özellikle aday belirleme süreçlerinde yakın çevrenin sicili, kamuoyunda ayrı bir tartışma başlatır.

Yıllar önce belediyede çalıştığım dönemi hatırlıyorum. O zamanlar bizden, ailemizin ve yakınlarımızın siciline kadar geniş bir şekilde araştırma yapmışlardı. Hatta bazı kurumlar, aday veya çalışanların tüm kökünü, ailesini, kardeşlerini, geçmişini tek tek inceledi. Yani bu hassasiyet, yeni bir mevzu değil; kamu görevinde ve siyasi sorumlulukta geçmişin de göz önünde tutulduğunu hepimiz biliriz.

Burada asıl önemli olan şudur: Bir insanın işlediği suçu ağabeyine, kardeşine ya da yakınına yüklemek doğru olmaz. Bunu kimse iddia etmez. Ancak siyasette algı gerçeklik kadar etkilidir. Kamuoyu, “biri suçluysa, yakını da sorgulanır” yaklaşımını çoğu zaman masumiyet karinesinden öne koyar. Ne yazık ki öyledir.

Yarın bir gün, böyle bir olayın parçası olan biri cezaevinden çıktığında ne yapar, ne yapmaz? Bunun garantisini kim, nasıl verebilir? Siyasi bir listede yer alan bir ismin geçmişi, seçim yarışının neresinde duracağını belirler.

İşte bu noktada siyasi kulislerde Mustafa Tuna’nın listesinde yer aldığı ve Alanya’daki dengeleri değiştirebileceği konuşulan bir isim gündeme geliyor.

Evet, dengeleri değiştirebilir. Lakin hangi istikamette değiştireceğini, seçim günü sandıklar değil, öncesinde kurulan itibar belirler.

Netice itibarıyla Tuna’nın listesi; “kuş” diye anılan isimleri, “karga” olarak nitelendirilenleri ve ağa geçinen zevatı kapsayan geniş bir tabloyla konuşuluyor. Yol alıyor da, bu yol nereye çıkıyor, o henüz net değil.

Şunu da unutmayalım: Bugüne kadar iki seçim kaybedildi. Siyasette alışkanlık tehlikelidir; özellikle aynı hataların tekrarı söz konusuysa üçüncü hüsran da kapıda olabilir.

Bugün “kuş”lar üzerinden başladık. İlerleyen süreçte “karga”lardan bahsedeceğiz. En sonunda da listede ağa geçinenler üzerinden noktayı koyacağız.

Bu süreçte elbette kararı verecek olan iş insanlarıdır, seçmendir. Bizim görevimiz ise yaşananlara dikkat çekmek, konuşulanları sakin bir dille değerlendirmek ve okuyucularımıza olabildiğince doğru bilgiyi aktarmaktır.

Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle; sevgiyle kalın, MAP’la kalın.