KÖŞE YAZISI / GÖRÜŞ

ŞİKÂYETİ DUYURDUYSAN, SONUCUNU DA GÖSTER!

“Demek ki evlat acısını tadacak.”

Bu nasıl bir cümledir?

Bir insanın çocuğu üzerinden acı yaşayacağını ima etmek neyin eleştirisidir? Bunun kamu yararıyla, hak aramakla veya yolsuzlukla mücadeleyle ne ilgisi vardır?

Alanya Belediyesinin mahkemeye sunduğu savunmalarda, “@sherd007” ve sonradan kullanıcı adının değiştirildiği ileri sürülen anonim hesaplardan yapılan paylaşımlar Süleyman Hilmi Erdoğan’la ilişkilendiriliyor.

Şunu özellikle belirteyim: Belediye savunması, bağımsız bir dijital bilirkişi raporu veya kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı değildir. Bu nedenle hesabın Erdoğan’a ait olduğunu kesinleşmiş bir gerçek gibi yazmıyorum.

Ama bu hukuki sınır, o hesaptan aktarılan sözlerin ağırlığını ortadan kaldırmıyor.

“Bir sabah aynasızlar kapınızda.”

“Bir ağır ceza paklar.”

“Bomba geliyor.”

“Evlat acısını tadacak.”

Bunlar sıradan eleştiri cümleleri değildir. İnsanları daha mahkeme kurulmadan suçlu ilan eden, mesleklerini ve itibarlarını tartışmaya açan, ailelerin içine korku ve endişe taşıyabilecek ifadelerdir.

Bu nedenle Süleyman Hilmi Erdoğan’a açıkça soruyorum:

Belediye savunmasında seninle ilişkilendirilen bu hesaplar sana mı ait, değil mi? Hesap sana aitse “evlat acısını tadacak” sözüyle kimi, neyi kastettin? Sana ait değilse hesabın gerçek sahibini ortaya çıkaracak teknik inceleme ve nihai yargı kararları nerede?

İnsanların üzerine suçlama yağdırmak kolaydır. Bir kullanıcı adının arkasından “operasyon”, “ağır ceza” ve “polis” imaları savurmak da kolaydır. Zor olan, yazdığın veya sana atfedilen her sözün sorumluluğunu açık kimliğinle üstlenmektir.

Gelelim yapılan şikâyetlerin sonuçlarına…

Erdoğan, 7 Nisan 2021 tarihinde verilen kınama cezasının ve Disiplin Kurulu kararının iptali için dava açtı. Antalya 4. İdare Mahkemesi, 18 Şubat 2022 tarihli kararıyla davayı reddetti.

Yani kınama cezası ilk derece mahkemesinde iptal edilmedi.

Karar istinafa götürüldü. Ancak Konya Bölge İdare Mahkemesinin nihai kararı elimizde bulunmuyor. Bu nedenle cezanın kesinleştiğini de istinafta kaldırıldığını da söylemiyorum.

Nihai karar varsa açıklansın!

Erdoğan’ın mobbing olarak nitelendirdiği trafik ve kavşak sayımı görevi hakkında da Antalya Valiliğince araştırma yapıldı. Resmî sonuç yazısında bu görevin Ulaşım Ana Planı kapsamında verildiği ve Erdoğan’ın mesleğine ve teknik bilgisine uygun olduğu belirtildi.

Başka bir ifadeyle eldeki resmî sonuç, bu görevlendirmenin mobbing olduğu iddiasını doğrulamadı.

Araştırma raporunun tamamı ve sonradan yapılan itirazın nihai sonucu varsa onlar da açıklansın!

Ben kimsenin şikâyet hakkına karşı değilim. Şikâyet etmek anayasal bir haktır. Fakat şikâyeti kamuoyuna duyurup sonucunu görünmez bırakamazsınız. Başvurunun yalnızca ilk sayfasını sallayıp karar sayfasını cebinize koyamazsınız.

Hangi şikâyet kabul edildi? Hangisi reddedildi? Hangisi soruşturmaya dönüştü? Hangisi takipsizlikle veya işlem yapılmasına gerek görülmeden sonuçlandı?

Ben bugün yeni bir suçlama istemiyorum. Belge istiyorum.

İnsanların isimlerini, mesleklerini ve ailelerini yıllarca kamuoyunun önüne koyduysanız, kendi dosyanızın sonuçlarını da aynı açıklıkla ortaya koyacaksınız.

Hesap sormayı biliyorsanız, hesap vermeyi de bileceksiniz.

Sosyal medya mahkeme değildir. Lakap delil değildir. Tehdit çağrışımlı cümleler de gazetecilik değildir.

Hükmü paylaşım değil, belge verir.

Öyleyse paylaşımı değil, kararı gösterin!

Yeni yazılarda buluşmak dileğiyle..

Sevgiyle kalın MAP'la kalın..