KÖŞE YAZISI / GÖRÜŞ
SÜLEYMAN HİLMİ ERDOĞAN
ALTI KRİTİK BAŞLIK

Süleyman Hilmi Erdoğan dosyasında artık tek bir olaydan değil, açıklığa kavuşturulması gereken altı ayrı başlıktan söz ediyoruz.
Benim gazetecilik ölçüm bellidir: İhbarı dinlerim, iddiayı araştırırım, belgesini isterim. Kesinleşmiş bir yargı kararı veya doğrulanmış kayıt bulunmadan hiç kimseyi suçlu ilan etmem. Fakat kamu görevi, imar işlemleri ve milyonlarca liralık menfaat iddiaları söz konusuysa soruları da görmezden gelmem.
600 BİN AVRO İDDİASI
İlk başlık, Süleyman Hilmi Erdoğan’ın eski belediye yönetimine yönelik şikâyet ve açıklamalarından sonra 600 bin avro tutarında ekonomik menfaat sağladığı iddiasıdır.
Şu anda elimizde bu iddiayı doğrulayan banka hareketi, ödeme belgesi, sözleşme veya kesinleşmiş yargı kararı yok. Bu nedenle “rüşvet aldı” diyemem. Ancak böyle ağır bir iddia da söylenti olarak bırakılamaz. Para var mıydı? Varsa kimden, kime, hangi tarihte ve hangi hukuki gerekçeyle aktarıldı? Bu soruların cevabı mali kayıtlarla ortaya konulmalıdır.
OBA MAHALLESİNDEKİ DUBLEKS
İkinci iddia, Oba Mahallesi’ndeki bir dubleks dairenin bir inşaat şirketinden Erdoğan’ın eşinin üzerine geçirildiğidir.
Kimsenin ailesini tartışmanın içine çekmek istemem. Eşinin adının geçmesinin tek nedeni, tapu devrinin onun adına yapıldığı iddiasıdır. Bu başlığı açıklığa kavuşturacak olan; ilk malik, devir tarihi, satış bedeli, ödeme yöntemi ve tapu zinciridir. Oba’daki proje hakkında hazırlanmış resmî rapor, bazı ruhsat ve projeleri uygun bulmamıştır; fakat bu rapor tek başına Erdoğan’ın taşınmaz edindiğini kanıtlamaz.
H.Ö. VE YAYLADAKİ DUBLEKS İDDİASI
Gazetemize ulaşan diğer ihbarda, H.Ö. isimli müteahhide ait bazı projelerin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi süreçlerinde Erdoğan’ın imzasının bulunduğu; bunun karşılığında yayladaki bir siteden bağımsız dubleks villa sağlandığı ileri sürülüyor.
Bir belediye personelinin görev alanındaki evraka imza atması suç değildir. İddianın araştırılabilmesi için parsel, ruhsat ve iskân numaraları; imza tarihleri, tapu devir zinciri, satış bedeli ve ödeme kayıtları birlikte incelenmelidir. İmza ile taşınmaz arasında somut ve belgeli bağ kurulmadan hüküm verilemez.
H.Y.’NİN OFİSİNDE ÇEKİLDİĞİ İLERİ SÜRÜLEN GÖRÜNTÜ
Dördüncü başlık daha da ağırdır. Bir ihbar sahibi, Erdoğan’ın H.Y. isimli müteahhidin ofisinde menfaat temini sırasında görüntülendiğini ileri sürüyor.
Ancak görüntünün kesintisiz aslı, kayıt tarihi, cihaz bilgileri ve görüşmenin tamamı gazetemize sunulmuş değil. Bu nedenle bugün “rüşvet görüntüsü var” diyemem. Bir kişinin müteahhidin ofisinde bulunması da tek başına suç kanıtı değildir. Görüntü varsa tamamı, bağlamı ve bağlantılı belediye işlem dosyaları incelenmelidir.
YAKLAŞIK 17 BİN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI
Alanya Belediyesinin 24 Haziran 2021 tarihli mahkeme savunması, bazı anonim hesaplardan yapılan paylaşımlarla Erdoğan arasında bağlantı kuruyor. Ancak bu, belediyenin dava savunmasıdır; bağımsız bir dijital bilirkişi raporu veya kesinleşmiş ceza hükmü değildir.
Yaklaşık 17 bin paylaşım yapıldığı; bu paylaşımlarda insanlara lakap takıldığı, tehdit ve ağır suçlamalarda bulunulduğu ileri sürülüyor. Hesapların gerçek sahibi, paylaşım sayısı, içeriklerin tam bağlamı ve bu paylaşımlar hakkındaki yargı kararları teknik kayıtlarla ortaya konulmalıdır.
KURUMLARA UZANAN BAŞVURU VE SUÇLAMA ZİNCİRİ
Resmî belgeler; Erdoğan’ın belediye yöneticileri hakkındaki iddialarını kaymakamlığa, valiliğe, CİMER’e ve İçişleri Bakanlığına kadar taşıdığını gösteriyor. Şikâyet etmek anayasal bir haktır. Bir başvurunun sonuçsuz kalması da onu kendiliğinden iftiraya dönüştürmez.
Fakat yıllarca kişiler ve kurumlar hakkında ağır iddialar ileri sürüldüyse kamuoyunun sonuçları öğrenme hakkı vardır. Hangi başvuru doğrulandı, hangisi reddedildi, hangisi hakkında işlem yapılmadı? Bu tablo dosya numaraları ve nihai kararlarla açıklanmalıdır.
Benim çağrım yalnızca Süleyman Hilmi Erdoğan’a değildir. İhbar sahipleri belgelerini; adı geçen müteahhitler ve eski belediye yöneticileri cevaplarını; ilgili kurumlar da işlem sonuçlarını ortaya koymalıdır.
İddialar asılsızsa bunu aynı açıklıkla yazarım. Belgeler iddiaları doğrularsa onların götürdüğü yere kadar giderim. Masumiyet karinesi herkes için, hesap verebilirlik yükümlülüğü de kamu gücüyle ilişkili herkes için geçerlidir.
Bu dosyanın hükmünü söylentiler değil, belgeler verecektir.
Sevgiyle ve MAP’la kalın…