SOSYAL MEDYA, RESMÎ BAŞVURULAR VE MENFAAT İDDİASI
Süleyman Hilmi Erdoğan’ın X hesabından yaptığı paylaşımların hedefi neydi?
İlgili dönemde Alanya Belediyesinde tekniker olarak görev yapan Süleyman Hilmi Erdoğan hakkında yürütülen disiplin işlemleri, anonim sosyal medya hesaplarına ilişkin belediye değerlendirmeleri ve farklı makamlara yapılan başvurular resmî belgelere yansımış durumda. Ancak daha sonra gündeme getirilen 600 bin avro, dubleks daire ve şikâyetlerden menfaat karşılığında vazgeçildiği iddialarına ilişkin hiç bir açıklama yok.
Belediye savunması anonim hesaplarla ilişki kurdu
Alanya Belediyesinin Antalya 4. İdare Mahkemesine sunduğu 24 Haziran 2021 tarihli savunmada, “@sherd007” ve daha sonra kullanıcı adı değiştirildiği belirtilen “@sard…” hesabından yapılan paylaşımların Süleyman Hilmi Erdoğan’a ait olduğu ileri sürülüyor. İkinci kullanıcı adının farklı belgelerde “@sard0000” ve “@sard00000” biçiminde yazıldığı görülüyor.
Belediye savunması, hesapla Erdoğan arasında tanık anlatımlarına dayalı bir ilişki kuruyor. Ancak eldeki belge bağımsız bir dijital bilirkişi raporu veya hesabın aidiyetini kesinleştiren ceza mahkemesi kararı niteliğinde değil. Bu nedenle hesapların Erdoğan’a ait olduğu, mevcut belgeler üzerinden kesinleşmiş bir olgu gibi yazılamaz.
Kınama cezasının gerekçesi belgelerde farklı anlatılıyor
Dosyadaki kayıtlar, Erdoğan hakkında 7 Nisan 2021 tarihinde kınama cezası verildiğini gösteriyor. Belediye savunması bu cezayı anonim sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarla ilişkilendiriyor.
Buna karşılık Antalya Valiliğinin 20 Mayıs 2022 tarihli yazısında kınama cezasının gerekçesi farklı aktarılıyor. Valilik yazısındaki araştırma raporu özetinde, kaçak yapı mühürleme işlemi sırasında yaşandığı belirtilen bir olay ve bunun ardından yapılan vatandaş şikâyeti anlatılıyor.
Dolayısıyla aynı kınama cezasının gerekçesi iki resmî belgede aynı biçimde açıklanmıyor. Tam disiplin soruşturması, ceza kararı ve gerekçeli mahkeme hükmü görülmeden bu çelişkinin kesin olarak çözüldüğü söylenemez.
Valilik yazısı ile Alanya Belediyesinin istinafa sunduğu cevap dilekçesine göre, Erdoğan’ın kınama cezasına karşı açtığı dava Antalya 4. İdare Mahkemesinin 18 Şubat 2022 tarihli kararıyla reddedildi. Kararın istinafa taşındığı anlaşılıyor; ancak Konya Bölge İdare Mahkemesinin nihai kararı yüklenen belgeler arasında bulunmuyor.
Antalya Valiliğinin aynı yazısında, kurum ve yöneticiler hakkında küçük düşürücü açıklamalarda bulunduğu gerekçesiyle Erdoğan’a 28 Mart 2022 tarihinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiği de aktarılıyor. Bununla birlikte tam disiplin kararı ile varsa itiraz ve dava sonucu dosyada yer almıyor.
CİMER ve İçişleri başvuruları resmî kayıtlarda
Alanya Kaymakamlığının 19 Nisan 2022 tarihli yazısı, Erdoğan’ın İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına, Kaymakamlığa ve CİMER’e mobbing konulu başvurularda bulunduğunu doğruluyor. Yazıda iki CİMER başvurusunun işleme alındığı ve Antalya Valiliği tarafından araştırmacı görevlendirildiği bildiriliyor.
Bu belgeler, Erdoğan’ın farklı kurumlara başvurduğunu ve başvurular hakkında idari inceleme yürütüldüğünü kanıtlıyor.
Para ve dubleks iddiası hâlâ cevapsız!
Erdoğan’ın 600 bin avro ve bir dubleks daire karşılığında bazı şikâyetlerinden vazgeçtiği iddiası oluşturuyor.
Para veya taşınmaz kimden kime, hangi tarihte devredildi?
İşlemin hukuki sebebi satış, borç, tazminat veya sulh anlaşması mıydı?
Devir öncesinde ya da sonrasında hangi şikâyetlerden vazgeçildi?
Şikâyetlerin geri çekildiğini gösteren dosya ve dilekçeler bulunuyor mu?
Sosyal medya paylaşımlarının kaldırılması veya durdurulması anlaşmanın şartı mıydı?
Belediye görevi nedeniyle edinilen bilgi ve belgeler paylaşımlarda kullanıldı mı?
Ödeme ile resmî görevin yerine getirilmesi arasında kanıtlanabilir bir bağlantı var mı?
Şikâyet hakkı nerede biter?
CİMER’e, savcılığa, kaymakamlığa veya bakanlıklara başvurmak anayasal bir haktır. Gerçek bir hukuka aykırılığın bildirilmesi suç oluşturmaz. Şikâyetin sonuçsuz kalması da başvuruyu kendiliğinden iftiraya dönüştürmez.
Hukuki tablo; kişinin işlemediği bilinen bir fiille suçlanması, maddi delil üretilmesi, özel bilgilerin hukuka aykırı yayılması veya şikâyet ve paylaşımların menfaat sağlamak amacıyla baskı aracına dönüştürülmesi hâlinde değişebilir.
Bir uyuşmazlığın para veya taşınmaz karşılığında sulh yoluyla sona erdirilmesi ise tek başına suç değildir. Rüşvet suçunun tartışılabilmesi için menfaat ile kamu görevinin ifasına ilişkin bir iş arasında; irtikâp bakımından da kamu görevinin sağladığı nüfuz veya güvenin kötüye kullanılmasıyla menfaat arasında somut bağ kurulması gerekir. Kişinin yalnızca kamu görevlisi olması bu suçların oluştuğunu göstermeye yetmez.
Türk Ceza Kanunu’ndaki ihtimaller
Aşağıdaki hükümler ancak her suçun unsurlarının, bağımsız ve hukuka uygun delillerle ayrı ayrı kanıtlanması hâlinde gündeme gelebilir. Sınırlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 6526 sayılı değişiklik kanunu ve Adalet Bakanlığının 2026 yılı ceza miktarları tablosu esas alınarak gösterilmiştir.
TCK 106’daki tehdit suçunun temel biçiminde 6 aydan 2 yıla, kanunda sayılan nitelikli yöntemlerin bulunması hâlinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. TCK 107’deki şantaj suçunun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve ayrıca 5 bin güne kadar adlî para cezasıdır. TCK 125’teki hakaret suçu için 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülürken, aleniyet hâlinde ceza altıda bir artırılıyor.
TCK 134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun temel cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis. Fiil görüntü veya ses kaydıyla işlenirse ceza bir kat artırılabiliyor; özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı ifşasında ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis öngörülüyor.
TCK 135’te kişisel verileri hukuka aykırı kaydetmenin cezası 1 yıldan 3 yıla; TCK 136’da kişisel verileri hukuka aykırı biçimde verme, yayma veya ele geçirmenin cezası 2 yıldan 4 yıla kadar hapis. Fiil kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılabiliyor.
TCK 250’de irtikâp için fiilin biçimine göre 1 yıldan 10 yıla kadar değişen cezalar bulunuyor. TCK 252’de rüşvet suçunun cezası 4 yıldan 12 yıla kadar hapis. TCK 257’de görevi kötüye kullanma için 3 aydan 2 yıla kadar değişen sınırlar; TCK 258’de göreve ilişkin sırrın açıklanması için 1 yıldan 4 yıla kadar hapis öngörülüyor.
TCK 267’deki iftira suçunun temel cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapis. Fiilin maddi eser ve delilleri üretilerek işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılarak 1 yıl 6 aydan 6 yıla kadar çıkabiliyor.
“38 yıl” hesabı ne anlama geliyor?
Temel tehdit, şantaj, temel hakaret, kamu görevinin sağladığı yetki kötüye kullanılarak kişisel verilerin yayılması, görev sırrının açıklanması ve temel iftiranın birbirinden bağımsız fiillerle işlendiği ve ayrı ayrı kanıtlandığı varsayılırsa aritmetik toplam 6 yıl 9 ay ile 21 yıl arasında çıkıyor.
Nitelikli tehdit, şantaj, temel hakaret, nitelikli kişisel veri suçu, görev sırrının açıklanması ve maddi delil üretilerek iftira varsayımında toplam 8 yıl 9 ay ile 26 yıl arasında hesaplanıyor.
Bu seçilmiş senaryoya icbar suretiyle irtikâp eklenirse aritmetik toplam 13 yıl 9 ay ile 36 yıl; irtikâp yerine rüşvet eklenirse 12 yıl 9 ay ile 38 yıl; görevi kötüye kullanma eklenirse 9 yıl 3 ay ile 28 yıl arasında çıkıyor.
Ancak bu hesaplar bir ceza veya mahkûmiyet tahmini değildir. İrtikâp, rüşvet ve görevi kötüye kullanma aynı olayda otomatik biçimde üst üste eklenemez. Görevi kötüye kullanma, kanunda ayrıca suç olarak düzenlenmeyen durumlarda uygulanan ikincil bir hükümdür.
Tek bir paylaşımın birden fazla suç tanımına girmesi hâlinde TCK 44 uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren hüküm uygulanabilir. Farklı tarihlerde aynı suçun işlenmesi zincirleme suç sayılırsa ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılabilir. Suç tarihi, mağdur ve fiil sayısı, teşebbüs, indirim nedenleri ve lehe kanun değerlendirmesi sonucu tamamen değiştirebilir.
Dolayısıyla “38 yıl”, kişinin alacağı ceza değil; yalnızca seçilmiş bazı suçların kanuni sınırlarının, bütün fiillerin bağımsız ve kanıtlanmış olduğu varsayımıyla matematiksel olarak toplanmasıdır.i
Sosyal medya, resmi başvurular ve menfaat iddiası
Bunlar da ilginizi çekebilir