Kendi Servis Ettiği Fotoğraftan Bugün Neden Rahatsız Oldu?
Alanya’da yıllardır gündemden düşmeyen iddialar bu kez ifade tutanağına yansıdı. Gazeteci Mehmet Ali Parmaksız, verdiği ifadede Süleyman Hilmi Erdoğan’ın yıllarca gündeme taşıdığı şikâyetleri, suçlamaları, sosyal medya paylaşımlarını ve bugün gelinen noktadaki sessizliği kamuoyu adına sorguladı.
Alanya’da uzun yıllardır konuşulan Süleyman Hilmi Erdoğan dosyası yeni bir boyut kazandı. Gazeteci Mehmet Ali Parmaksız’ın şüpheli sıfatıyla verdiği ifadede, Erdoğan’ın geçmiş yıllarda kamuoyuna taşıdığı çok sayıda iddia, şikâyet ve sosyal medya paylaşımı yeniden gündeme geldi.
İfade tutanağında yer alan beyanlara göre Parmaksız, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek, asıl meselenin bir haber ya da fotoğraf paylaşımından ibaret olmadığını, Alanya’da yıllardır konuşulan ve kamuoyunun cevabını beklediği sorular olduğunu vurguladı.
Tartışmanın merkezinde ise dikkat çekici bir çelişki yer aldı.
Süleyman Hilmi Erdoğan’ın, kendisiyle ilgili paylaşılan bir fotoğraftan rahatsız olduğu belirtilirken, söz konusu fotoğrafın Erdoğan’ın silahlı saldırıya uğradığını iddia ettiği dönemde bizzat kendisi tarafından çekildiği ve basın kuruluşlarına servis edildiği ileri sürüldü.
Şimdi kamuoyu şu sorunun cevabını arıyor:
O gün kamuoyuna servis edilen, gazetelerde kullanılan, saldırı iddiasının delili gibi sunulan fotoğraf bugün neden rahatsızlık konusu oldu?
Bir dönem bu fotoğraf üzerinden kamuoyu oluşturulduysa, bugün aynı fotoğrafın yeniden gündeme gelmesi neden sorun haline geldi?
Mehmet Ali Parmaksız’ın ifadesinde yer alan değerlendirmelere göre mesele yalnızca bir fotoğraf meselesi değil. Mesele, 2015 yılından bu yana Alanya’da konuşulan iddiaların, yapılan şikâyetlerin, kurumlara verilen dilekçelerin, sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyaların ve ağır suçlamaların bugün hangi noktaya ulaştığıdır.
İfadede, Erdoğan’ın geçmiş yıllarda belediye yöneticileri hakkında çok ağır suçlamalar yaptığı, dosyalar hazırladığı, savcılıklara, kaymakamlıklara, valiliklere ve bakanlıklara başvurduğu, sosyal medya üzerinden neredeyse her gün yeni paylaşımlar yaptığı belirtildi.
Yine aynı beyanlarda, Erdoğan’ın bir dönem Alanya’nın neredeyse yarısını suçladığı; belediye başkanlarını, başkan yardımcılarını, müdürleri, teknik personelleri, iş insanlarını, kamu görevlilerini ve hatta yargı mensuplarını hedef alan iddialar ortaya attığı ifade edildi.
İddiaların yalnızca kurumsal düzeyde kalmadığı; bazı kişilerin aile hayatlarının tartışmaların içine çekildiği, bazı çalışanlar hakkında özel yaşama ilişkin imalarda bulunulduğu, bazı kişiler hakkında menfaat ilişkileri kurulduğunun ileri sürüldüğü de tutanağa yansıyan başlıklar arasında yer aldı.
Parmaksız’ın ifadesinde dikkat çeken bir başka bölüm ise geçmişte Erdoğan tarafından kamuoyuna yansıtılan mağduriyet anlatıları oldu.
Buna göre Erdoğan’ın bir dönem sistematik mobbinge uğradığını, motosikletiyle giderken saldırıya maruz kaldığını, darp edildiğini, evinin önünde silahlı saldırıya uğradığını ileri sürdüğü; bu iddiaların da yıllarca Alanya kamuoyunda konuşulduğu belirtildi.
Ancak bugün sorulan soru açık:
Bu iddiaların sonucu ne oldu?
Yıllarca savcılıklara, kaymakamlıklara, valiliklere, bakanlıklara taşınan dosyalar hangi aşamaya geldi?
Yıllarca kamu adına mücadele edildiği söylenen süreçlerin sonucu nedir?
Yıllarca başkalarına hesap soranlar bugün neden kamuoyuna hesap vermiyor?
Yıllarca açıklama isteyenler bugün neden açıklama yapmıyor?
Yıllarca şeffaflık isteyenler bugün neden sessiz kalıyor?
İfade tutanağına yansıyan beyanlarda, bu soruların ortadan kalkmayacağı, aksine gazeteciliğin tam da burada başladığı vurgulandı.
Parmaksız, açıklamasında 2015 yılında başlayan sürecin, yapılan şikâyetlerin, açılan dosyaların, kamuoyuna yansıyan açıklamaların, sosyal medya paylaşımlarının, Alanya’da yıllarca konuşulan tartışmaların, ortaya atılan iddiaların akıbetinin ve cevap bekleyen soruların tek tek ele alınacağını ifade etti.
Bu noktada kamuoyunun önünde iki temel soru duruyor:
Birincisi, geçmişte bizzat kamuoyuna taşındığı ileri sürülen fotoğraf bugün neden rahatsızlık konusu yapılmaktadır?
İkincisi, yıllarca Alanya gündemini meşgul eden ağır iddiaların, şikâyetlerin ve suçlamaların sonucu kamuoyuna neden açıklanmamaktadır?
Alanya’da artık mesele bir fotoğraf meselesi olmaktan çıkmıştır.
Mesele, yıllarca konuşulan iddiaların akıbetidir.
Mesele, kimlerin neyi, ne zaman, hangi amaçla gündeme taşıdığıdır.
Mesele, kamuoyu önünde yıllarca suçlanan insanların, kurumların ve çalışanların bugün hangi gerçekle karşı karşıya olduğudur.
Ve en önemlisi mesele şudur:
O gün kendi çektiği ve basına servis ettiği ileri sürülen fotoğraflarla kamuoyu oluşturanlar, bugün aynı fotoğraflar yeniden gündeme gelince neden rahatsız olmaktadır?
Alanya’nın cevabını beklediği sorular henüz bitmedi.
Bu dosya kapanmadı.
Aksine şimdi başlıyor.
Kendi servis ettiği fotoğraftan şimdi neden rahatsız oldu
Süleyman Hilmi Erdoğan, kendi servis ettiği fotoğrafı Mehmet Ali Parmaksız yayınladı diye şikayetçi oldu.
Bunlar da ilginizi çekebilir