Türk Radyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Canyiğit, girişimsel radyolojinin parmağın ucundan beyine kadar bütün vücudun tedavilerinde aktif olarak rol aldığını belirterek, "Yeni başlamış karaciğer, akciğer tümöründe cerrahi ile eş başarılara sahip, girişimsel radyolojik yöntemle o tümörün yakılması" dedi.

Türk Radyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Canyiğit, girişimsel radyolojinin parmağın ucundan beyine kadar bütün vücudun tedavilerinde aktif olarak rol aldığını belirterek, "Yeni başlamış karaciğer, akciğer tümöründe cerrahi ile eş başarılara sahip, girişimsel radyolojik yöntemle o tümörün yakılması" dedi.

Türk Radyoloji Derneğince(TÜRKRAD) Antalya’da düzenlenen "43. Ulusal Radyoloji Kongresi, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde gerçekleştirildi. Kongre bünyesinde düzenlenen değerlendirme toplantısında konuşan Türk Radyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Canyiğit, girişimsel radyolojinin, radyoloji içindeki branşlardan biri olduğunu belirtti.

Halk arasında radyolojinin bilinmesine rağmen girişimsel radyolojinin pek bilinmediğine değinen Canyiğit, “Girişimsel radyoloji, radyoloji içerisindeki tedavi eden branştır. Görüntüleme cihazlarını kullanarak hastaları tedavi ediyoruz. Oldukça geniş perspektifte bir hasta yoğunluğu ve tedavilerimiz var. Parmağın ucundan beyine kadar bütün vücudun tedavilerinde, girişimsel radyoloji aktif olarak rol alıyor. Bunlardan en basiti biyopsilerdir. Vücuttaki biyopsiler kalp ve beyin hariç hepsi girişimsel radyoloji tarafından yapılıyor. Bu tanılar oradan konuluyor ve daha sonra patolojiye gidiyor. Vücutta sıvılar toplanıyor, apse olabiliyor, kist hidatik denilen ve Türkiye’de çok görünen bir hastalığın tedavisi girişimsel radyolojide yapılıyor” diye konuştu. Canyiğit, girişimsel radyolojinin en büyük avantajının iğne deliği gibi bir yerden girilerek tedavinin yapıldığını hastanın ameliyata gerek duymadığının altını çizdi.

"Tedavideki hastalıklar"

Girişimsel radyolojide hastanın sabah tedavisini olup akşam evine gidebildiğine değinen Canyiğit, “Girişimsel radyoloji özellikle tümör hastalarının tedavisinde aktif rol oynuyor. Yeni başlamış karaciğer, akciğer tümöründe cerrahi ile eş başarılara sahip, girişimsel radyolojik yöntemle o tümörün yakılması. Diyabetik ayak tedavisiyle hastanın damarları açılarak iyileşmesi sağlanıyor. Covid hastalarında çok sık damarda pıhtı oluyor, beyine pıhtı gidiyor ve hasta inme geçirebiliyor. Bu hasta grubuna hızla müdahale edip oradaki inmenin düzelmesi girişimsel radyolojiyle sağlanıyor. Beyinde, damarda, kolda, bacaktaki damar yumaklarının tedavisini ayaktan hızlı şekilde yapabiliyoruz. Kadınlardan karın, erkekte testis içindeki varislerin tedavisi de yapılıyor. Prostat büyümesi, kadınlarda miyom tedavisinde hasta ameliyata gitmeden girişimsel radyoloji ile yapılabiliyor” ifadelerine yer verdi.

Tarihi mekanda ayaklarıyla piyano şov yaptılar Tarihi mekanda ayaklarıyla piyano şov yaptılar

Girişimsel radyolojide hastanın hem hızlı şekilde tedavi edildiğini hem de ameliyattan kurtarıldığının altını çizen Canyiğit, anestezi verilmediğini işlemlerin büyük çoğunluğunun lokal anestezi ile yapıldığını kaydetti.