Antalya’da ‘Afetzede Çocukların Gözünden Cumhuriyet’in 100. Yılı" temalı sergide çocukların çadırlarda çizdiği resimler, bir yandan Cumhuriyet coşkusunu yaşatırken bir yandan da asrın felaketini tekrar hatırlattı. İçlerinde 13 yaşındaki Fatma Sena’nın ‘Yerim yurdum falan vardı, ışıklarım yanardı’ notuyla çizdiği resim ise görenleri hüzne boğdu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Antalya Kültür Yolu Festivali çerçevesinde Kepez ilçesi Dokumapark’ta açılan "Afetzede Çocukların Gözünden Cumhuriyet’in 100. Yılı" temalı sergi düzenlendi. Depremin ardından Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman ve İslahiye’de kurulan oyun çadırlarına giderek resim çizen 50 çocuğun eserinin yer aldığı sergide çocuklar, Cumhuriyet’in 100. yılı coşkusunun yanı sıra yaşadıkları depremi de resimlerinde yansıtınca duygusal anlar yaşandı.

"Yerim yurdum falan vardı, ışıklarım yanardı"

13 yaşındaki Fatma Sena Doğan’ın çizdiği bir resim ise dikkat çekti. Türk bayrağı ve kutlama yazısıyla 100’üncü yılı kutlayan Fatma, resminin sol üst köşesine 04.17’yi gösteren kırık bir saat çizdi, depremden etkilenen şehirlerin haritasını da kara bulutlarla özleştirip yağmur yağdırdı. Hemen yağmurun altında bir evin anahtarını çizen Fatma, ‘Yerim, yurdum falan vardı ışıklarım yanardı’ notunu yazdı. Resmin sol tarafında ise bir babanın enkaz altında hayatını kaybeden kızının elini bırakmadığı simge fotoğrafa da yer verdi.

Kayıp Damla’nın cansız bedeni kıyıya vurdu, acılı aile kolundaki dövmeden teşhis etti Kayıp Damla’nın cansız bedeni kıyıya vurdu, acılı aile kolundaki dövmeden teşhis etti

"Resimlerde ne kadar acı hüzün görsek de, bir umudu da görüyoruz"

Sergiyle ilgili bilgiler paylaşan Minika Çocuk Dergileri Yayın Yönetmeni Salih Zengin, sergide deprem bölgesinde yaşayan 5-14 yaşları arasındaki çocukların Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için resimler çizdiğini ve ortaya coşkunun yanında duygusal eserler çıktığını söyledi. Zengin, depremin acı ve hüznünü çocukların resimlerine yansıttığına dikkati çekerek, “Unutmadılar. Evet, hayat devam ediyor ama orada bir gerçek var. Bu çocukların evleri yok. Masalları hayalleri hep enkaz altında kaldı ve büyük bir travmatik sorun yaşıyorlar. Çocuklar travmalarını genelde konuşmazlar, konuşmak istemezler. Bunu oynadıkları oyunda ve yaptıkları resimde görürsünüz. Cumhuriyet coşkusu var ama bir burukluk da var bu çocuklarda. Çünkü enkaz altında kalan hayatları, umutları gelecekleri var. O umutla o geçmişte yaşadıkları deprem travmasını buluşturdular. Ama hepsinde yine ne kadar acı hüzün görsek de bu resimlerde bir umudu da görüyoruz. Yani uçan kuşlar, verdikleri renkler, boya kullanma biçimleri çocuklarda bu umudun var olduğunu, bu enkaza rağmen yine ayağa kalkacaklarının müjdesini veriyor. 100 yıl önce Milli Mücadele nasıl başladıysa bu çocuklarda kendi küllerinden bir anka kuşu gibi kanatlanacaklar ve bu ülkeye katkı sunacaklar” diye konuştu.

"Bakınca insan duygulanıyor"

2 Kasım’a kadar sürecek sergide çocukların duygularını resimlere yansıtmasını çok önemsediklerini aktaran, sergi hakkında bilgiler paylaşan Kültür Yolu Festivali Çocuk ve Sokak Etkinlikleri Koordinatörü Kerem Yılmaz da, serginin oldukça ilgi gördüğünü belirterek çizilen resimlerle vatandaşların Cumhuriyet coşkusunun yanı sıra duygu dolu anlar yaşadığını söyledi.

Serginin Genel Koordinatörü Eyüp Bolat, 50 depremzede çocuğun zihinlerindeki cumhuriyeti resmettiğini ancak bunu yaparken depremin oluşturduğu travmanın da resimleri yansıdığına dikkat çekti.

Sergiyi gezenlerden Azerbaycan vatandaşı Ayten Şirinova ise, resimleri görünce çok duygulandığını belirterek, “Bakınca insan duygulanıyor. Çocuklar çok güzel çizmişler, ellerine sağlık. İçlerinden ne geçiyorsa resme dökmüşler. Çok geçmiş olsun bir daha yaşamayalım. 100’üncü yılı kutluyoruz inşallah 1000 yılını da kutlarız Türkiye’mizin” dedi.