TUFAN; "Alanya’yı düşünen herkes ERDEM demeli"
TUFAN; "Alanya’yı düşünen herkes ERDEM demeli"
İçeriği Görüntüle

GÖZÜ KARA GAZETECİ
Mehmet Ali Parmaksız’ın 38 Yıllık Mücadele Hikâyesi
Güncel Alanya Haber Merkezi
Bazı insanların hayatı yıllarla değil, geride bıraktıkları izlerle ölçülür.
Bazıları bir mesleği seçer.
Bazıları ise o mesleği kaderi hâline getirir.
Mehmet Ali Parmaksız’ın 1988 yılında başlayan gazetecilik hikâyesi de böyle bir hikâye…
Tam 38 yıl boyunca haberin, mücadelenin, başarıların, kırgınlıkların ve yeniden ayağa kalkmanın içinden geçen bir ömür…
Henüz genç bir gazeteciyken Konya’da Anadolu’da Bugün Gazetesi’nde mesleğe başladı.
Gazeteciliğinin ilk günlerinde yaşadığı bir olay ise yıllar boyunca peşinden gelecek lakabının doğmasına neden oldu.
Adliye koridorlarında, tutuklanarak cezaevine gönderilen bir kişinin fotoğrafını Minolta fotoğraf makinesiyle çekmeye çalışıyordu.
Tam deklanşöre bastığı sırada gelen tekme, elindeki fotoğraf makinesine isabet etti.
Makine sert bir şekilde yüzüne çarptı.
Gözü morardı.
Ama o geri çekilmedi.
Fotoğrafını çekmeye, haberini yapmaya devam etti.
O gün meslektaşlarının arasında adı artık başka türlü anılmaya başlanmıştı:
“Gözü Kara Gazeteci.”
Belki de yıllar sonra yaşayacağı hayatın küçük bir özeti daha o gün yazılmıştı.
Çünkü onun gazeteciliğinde geri adım atmak hiçbir zaman kolay olmadı.
Bir yıl sonra Mehmet Ali Dim’den gelen teklif hayatının yönünü değiştirdi.
Aldığı maaşın dört katı teklif edilince yolu ilk kez Alanya’ya düştü.
İlk Alanya macerası yalnızca 27 gün sürdü.
Ama kader, onu yıllar sonra yeniden bu şehre getirecek ve Alanya artık onun hayatından hiç çıkmayacaktı.
Ardından dönemin Antalya gazetecilerinden Menderes Türel ile yolları kesişti.
Yeni İleri Gazetesi’nde yaklaşık dört yıl omuz omuza çalıştılar.
Parmaksız gençti.
Meraklıydı.
Sokağı dinliyor, insanı gözlemliyor, kimsenin görmediği haberi bulmaya çalışıyordu.
Yaptığı atlatma haberleri sonunda ulusal basının dikkatini çekti.
Kapısını bu kez Hürriyet Gazetesi çaldı.
Transfer teklifini dönemin Genel Koordinatörü Menderes Türel’e anlattığında aldığı cevap yıllarca hafızasında kaldı:
“Senin istikbalin ve ikbalin adına sevindim. Güle güle git.”
Sonrasında Hürriyet’in Antalya ve Alanya temsilcilikleri…
Adliye koridorları…
Belediyeler…
Siyasetin en hareketli günleri…
Gece yarısı gelen telefonlar…
Sabaha karşı çıkılan haberler…
Alanya’nın dününe ve bugününe tanıklık eden uzun yıllar…
Bir dönem Memleketim Alanya Gazetesi’nde görev yaptı.
Sonra hayat onu başka bir hizmet alanına taşıdı.
Menderes Türel’in Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde bir akşam telefonu çaldı.
Talimat kısaydı:
“Sabah Alanya Hizmet Birimi’ne git, işe başlıyorsun.”
Ve yaklaşık sekiz yıl boyunca bu kez kamu görevlisi olarak Alanya’ya hizmet etti.
Ama gazetecilik hiçbir zaman damarlarından çıkmadı.
Dijital dünyanın yükselişini erken gördü, internet gazeteciliğine yöneldi.
Yıllar önce başladığı bu yolculuğu bugün de Güncel Alanya Haber ile sürdürüyor.
ALANYA ARTIK MEMLEKETİYDİ
1989 yılında kader torbasını sırtlanıp geldiği Alanya, zamanla onun için yalnızca yaşadığı şehir olmaktan çıktı.
Hayatını burada kurdu.
Çocukları burada dünyaya geldi.
Biri 15, diğeri 25 yaşındaki iki evladı bugün İstanbul’da yaşıyor.
Ama ikisi de koyu birer Alanyasporlu.
Çünkü bazı şehirler insanın nüfus kâğıdına değil, kalbine yazılır.
Alanya da Parmaksız ailesinin kalbine böyle yazıldı.
SONRA HAYATIN EN AĞIR SINAVI GELDİ
Yıllarca başkalarının hikâyesini yazan Mehmet Ali Parmaksız, bir gün kendisini kendi hayatının en ağır hikâyesinin içinde buldu.
Kendisinin tamamen suçsuz olduğunu ifade ettiği bir dosya nedeniyle cezaevine girdi.
Demir kapılar kapandığında dışarıdaki hayat sustu.
Ama içeride başka bir yolculuk başladı.
İlk kez bu kadar uzun süre kendisiyle baş başa kaldı.
İnsanları izledi.
Dostluğu düşündü.
Vefayı, ihaneti, korkuyu, yalnızlığı ve insan karakterini yeniden tarttı.
Yıllarca insanların söylediklerini yazan gazeteci, bu kez insanların sustuklarında ne anlattığını öğrendi.
Ve cezaevi kapısından çıktığında, içeri giren Mehmet Ali Parmaksız ile dışarı çıkan Mehmet Ali Parmaksız aynı insan değildi.
Hayata bakışı değişmişti.
İnsanlara bakışı değişmişti.
Öfkesinin yerini tecrübe, aceleciliğinin yerini sabır, beklentilerinin yerini ise daha derin bir hayat bilgisi almıştı.
Cezaevi onu susturmamıştı.
Tam tersine, sesini değiştirmişti.
Daha derinden konuşan, daha çok sorgulayan ve kimin yanında durduğundan önce hangi doğrunun yanında durması gerektiğini düşünen başka bir adam çıkmıştı ortaya.
38 YILIN ÖZETİ
Bugün Mehmet Ali Parmaksız’ın hayatına yalnızca çalıştığı gazetelerin isimleriyle bakmak büyük bir eksiklik olur.
Çünkü onun hikâyesi bir özgeçmişten çok daha fazlasıdır.
Konya’da başlayan gençlik heyecanı…
Alanya’ya uzanan bir yol…
Minolta fotoğraf makinesinin yüzünde bıraktığı morluk ve ardından gelen “Gözü Kara Gazeteci” lakabı…
Yerel basın…
Hürriyet yılları…
Kamu hizmeti…
İnternet gazeteciliği…
Aile…
Dostluklar…
Kırgınlıklar…
Ve cezaevi kapısında yeniden şekillenen bir hayat…
Tam 38 yıl.
Düştüğü yerlerden yeniden kalkarak geçen 38 yıl.
Bazen alkışlanarak, bazen eleştirilerek, bazen yalnız bırakılarak…
Ama kalemini hiçbir zaman tamamen yere bırakmadan.
Belki Mehmet Ali Parmaksız’ın hikâyesini en iyi anlatan şey başarılarının sayısı değildir.
Onu anlatan, hayat her defasında önüne yeni bir duvar çıkardığında o duvarın karşısında yeniden ayağa kalkabilmesidir.
Çünkü bazı insanlar hayatın kolay tarafında büyümez.
Mücadele ettikçe olgunlaşır.
Bazı gazeteciler yalnızca haber yazar.
Bazıları ise yıllar içinde yaşadığı şehrin hafızasının bir parçası olur.
1988’de başlayan yolculuğun üzerinden bugün tam 38 yıl geçti.
O genç gazetecinin saçlarına yıllar düştü.
Elindeki Minolta’nın yerini telefonlar, matbaanın yerini dijital ekranlar aldı.
Ama değişmeyen bir şey kaldı:
Haberin peşinden gitme isteği.
Ve belki de onu hâlâ ayakta tutan şey de tam olarak bu.
Gözü kara başlayan bir gazetecilik hikâyesi, 38 yıl sonra hâlâ devam ediyor.
Güncel Alanya Haber Merkezi