Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimine yönelik gerekçeli kararını değerlendiren Davut Çetin, alınan kararın YSK’nın yetkisi dışında bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu ve karara karşı bütün itiraz haklarını kullanacaklarını söyledi.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimine yönelik gerekçeli kararını değerlendiren Davut Çetin, alınan kararın YSK’nın yetkisi dışında bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu ve karara karşı bütün itiraz haklarını kullanacaklarını söyledi.

Açıklanan gerekçeli kararın bir yetki gaspı olduğunu iddia eden Davut Çetin, 6’ya karşı 5 oyla kabul edilmesinin kamuoyu vicdanını zedelediğini söyledi. Gerekçeli kararın altında YSK Başkanı ve YSK Başkanvekili olmak üzere 3 kıdemli üyenin de muhalefet şerhi koyduğunu kaydeden Davut Çetin, “Gerekçeli kararın ‘karşı oy’ açıklamasında da net olarak görüleceği gibi bu karar YSK’nın yetki alanının dışındadır. Bunu YSK başkanı, başkanvekili ve 3 kıdemli üye net olarak ifade etmiştir. Kararın karşı oy kısmında ‘Bu kararlara karşı, ilan süresi içinde il seçim kurulu nezdinde itiraz edilebilir. İl seçim kurulu itirazı bir gün içinde karara bağlar. Bu karar kesin olup, bu karara karşı Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edilemez’ kısmı net olarak ifade edilmiştir. Anayasa profesörleri, hukukçular, yüksek yargı mensupları ve konuştuğumuz her kim varsa bu kararın yanlış olduğunu ifade ediyor” dedi.

Antalya’nın tanıtımı tek çatı altında olacak Antalya’nın tanıtımı tek çatı altında olacak

“Gerekçeli karar kamuoyu vicdanını rahatsız ediyor”

Açıklanan bu kararın tamamen hukuk dışı olduğunu söyleyen Davut Çetin, “Açıklanan gerekçede vurgu yapılan Anayasa’nın 79’uncu Maddesi’de yine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği seçimlerini çerçeveleyen hatta Belediye Başkanlığı seçimleri gibi Mahalli İdare seçimlerini bile çerçevelememektedir. Bu madde cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği gibi genel seçimleri çerçeveleyen bir maddedir. Bununla birlikte YSK kararı açık bir şekilde sandık tutanakları ile de uyumsuz rakamsal veriler içermektedir. Kararın gerekçesi bariz şekilde hatalı verilere dayanmaktadır. Bu hususlarla ilgili daha sonra ayrıntılı açıklamalarda bulunacağız. Biz en baştan bu yana kendimize karşı bir karar istemediğimizi adaletin yerini bulması gerektiğini söyledik. Bugün geldiğimiz noktada açıklanan gerekçeli karar kamuoyu vicdanını rahatsız eden bir karar olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Mücadelemizi aldığımız her bir oy için sürdüreceğiz”

Alınan bu kararla YSK’nın güvenilirliğini de sarstığını ifade eden Davut Çetin, “YSK’nın görevi verilen oylardaki tercihlerin güvenilirliğini korumak değil midir? Ülkemiz 2023 ve 2024 yıllarının öncesinde bir seçim sürecine girmiş bulunmaktadır. Seçim güvenliği her şeyin ötesindedir. Bu artık benim ya da yol arkadaşlarımızın sorunu olmaktan çıkmıştır. Bu yerel bir sorun olmaktan çıkmıştır. Bu tüm vatandaşlarımızın, Türkiye’deki 365 Oda ve Borsanın, esnaf birliklerinin, BARO’ların, meslek odalarının, siyasilerin ve seçimlerde aday olacak, oy verecek olan her bir vatandaşımızın sorunudur. Biz mücadelemizi aldığımız her bir oy için sonuna kadar sürdüreceğiz” diye konuştu.